Nedir?
Ortodonti; yüz büyümesiyle beraber dişlenmenin ve oklüzyonun (çeneler arası kapanış) gelişimini ve oluşabilecek kapanış bozukluklarının önlenmesini inceleyen diş hekimliği branşıdır. Ortodontik tedavinin temel amacı oral fonksiyonları, estetiği ve genel diş sağlığını iyileştirmektir. Dolayısıyla, ortodontik tedavinin hedefi hastayı eklem rahatsızlığına yatkın hale getirebilecek fonksiyonel sorunları ortadan kaldırmak, yer değiştirmiş veya gömülü dişlerin sürmesini ve hizalanmasını teşvik etmek; oklüzyondaki veya yerinde sürmeyen dişlere gelen travmayı ortadan kaldırmak ve dişlerin düzgün dizilimini sağlayarak yüz ve dental estetiğe katkıda bulunmaktır.
Kimlere yapılır?
Süt dişlenme dönemindeki çocuklardan erişkinlere kadar her yaşta ortodonti tedavisi uygulanabilse de erken yaşta tedaviye başlamak her zaman önem taşır. Bu yüzden, çocuklarda ilk daimi keser dişlerin sürmesiyle beraber ortodontik kontrollerin yapılması önerilmektedir.
İşlem Basamakları ve Süresi:
Hastanın tedavi planını oluşturmak için hastadan model kaydı, fotoğraf kaydı ve röntgen kaydı alınır. Bu veriler ışığında bir tedavi planı oluşturulur. Bunun akabinde her bir dişin üzerine braket adi verilen (metal/seramik) ataşmanlar yerleştirilir ve bu braketlerin arasına tel yerleştirilir. Bu işlem ortalama 30 dk sürmektedir. Sonrasında ise ortodontist ile aylık seanslar düzenlenir.
Ağrılı Bir İşlem mi?
Braketlerin ve tellerin ağıza uygulanması esnasında herhangi bir ağrı olmamakla beraber diş hareketinin başlamasına bağlı olarak işlemin yapılmasından birkaç saat sonra başlayan hafif ağrı, ortalama 3-4 gün sonra kaybolmaktadır. Bu süreçte ağrı kesici kullanımı ağrıyı hafifletmekte etkili olmaktadır.
Hemen Günlük Hayata Dönüş Olur Mu?
Hastalarımız işlemin hemen sonrasında yemek yiyebildikleri gibi günlük hayatlarına rahatlıkla dönebilirler.
Kaç Yaşından İtibaren Yapılabilir?
Vakaya göre değişiklik göstermekle beraber 6 yaşından itibaren ortodontik işlemlere başlanabilir. Özellikle alt-üst çene uyumsuzlukları ve çapraz/ters kapanışlar gibi iskeletsel uyumsuzlukların olduğu durumlarda erken müdahale önem taşır. Bununla beraber, çoğu hastanın tedavisine tüm süt dişleri dökülüp daimi dişlerin sürdüğü erken daimi dişlenme döneminde başlanmaktadır. Erişkinlerde ise dişsel çapraşıklıklar/ diş arası boşluklar tel tedavisi ile düzeltilebilirken iskeletsel uyumsuzluk/bozuklukların düzeltilmesi cerrahi yöntemlerle sağlanmaktadır.
Avantajları Nelerdir?
-Düzgün dizilimli ve birbiriyle düzgün temas eden dişlerin elde edilmesiyle fırça ile rahatça temizlenebilecek alanların artması
-Artan estetik görünüş ile hastanın psikososyal durumunu iyileştirilmesi
-Kapanışın düzelmesiyle eklem üzerindeki baskıların azalması
Dezavantajları Nelerdir?
– Ağız hijyeninin düzgün sağlanmaması halinde mine yüzeyinde zayıflamalar ve çürük oluşum riski
– Düzgün fırçalamamaya bağlı diş eti problemleri ve diş eti hastalıkları
– Oldukça uzayan tedavilerde kök erimesi riski
Neden Tercih Edilmelidir?
Ortodontik tedavi, hastalara kendi dişleriyle hem fonksiyonel hem de estetik bir gülüş kazandırılması için birebirdir. Ayrıca, fırça ile temizlenebilir alan kazandırarak diş ve çevresindeki dokuların sağlıklı bir şekilde idame ettirilmesinde kilit bir rol oynar. Küçük yaşta yapılan ortodontik müdahelelerle erişkin yaştaki cerrahi müdahele olasılığı azaltılmaktadır.
Tedavi Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Aktif ortodontik tedaviyi takiben nüksün oluşmaması için dişlerin yeni konumunda tutulması önemlidir. Tedavinin bu aşamasına retansiyon denir. Retainerlar, dişleri aktif ortodontik tedavi ile elde edilen pozisyonda tutarlar. Retainerlar sabit veya hareketli olabilir. Ön dişlerin arka tarafına minik yapıştırıcı toplarıyla sabitlenen sabit retainerların 6 ayda bir kontrol edilmesi önerilir. Hastaların bu süre zarfında ön dişleriyle ısırma hareketinden kaçınmaları tavsiye edilir.